BEDBİN

f. Kötü görüşlü. Ümidsiz. Her şeyin fena cihetini görmek isteyen. Bed ve fena görüp, beğenmez, istihsan etmez olan. $ sırriyle $ kaidesinin sırriyle $ gayet kısacık bir meâli: "Sözleri dinleyip en güzeline tâbi olup fenasına bakmayanlar, hidâyet-i İlâhiyeye mazhar akıl sahibi onlardır" meâlinde. Bizler için şimdi herşey'in iyi tarafına ve güzel cihetine ve ferah verecek vechine bakmak lâzımdır ki mânasız, lüzumsuz, zararlı, sıkıntılı, çirkin, geçici hâller nazar-ı dikkatimizi celbedip kalbimizi meşgul etme

Yeni Lügat Türkçe Sözlük . 2009.

Look at other dictionaries:

  • bedbin — sf., Far. bed bīn Kötümser Onu tanımasaydım insanlık hakkında bedbin bir fikir taşıyarak hayattan geçecektim. Y. K. Beyatlı Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller bedbin etmek bedbin olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bedbîn — (F.) [ ﻦﻴﺑﺪﺑ ] kötümser, karamsar …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • bedbin olmak — üzülmek, karamsar olmak, ümitsizliğe düşmek Annemin İstanbul a indiği günler bedbin oluyordum. A. Ş. Hisar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bedbin etmek — üzmek, karamsarlığa sokmak, ümitsizliğe düşürmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kötümser — sf. Her şeyi kötü yanıyla ele alan, her durumu karanlık gören, hep en kötüyü bekleyen, kötüye yorumlayan, karamsar, bedbin, pesimist, iyimser karşıtı Günlerimi neşeli ve hülyalı iki kısma ayıran iki tabiatım, kötümser ve iyimser, iki felsefem… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • karamsar olmak — kötümserliğe kapılmak, bedbin olmak İşsiz geçirdiği her gün biraz daha karamsar oldu. N. Cumalı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.